ÇEVİRİ DERNEĞİ, BİRLEŞİK
KONFERANS TERCÜMANLARI DERNEĞİ ve ÇEVBİR’ce başlatılan, Türkiye PEN,
EDİSAM, YAY-BİR (Yayıncılar Meslek Birliğ), YAYINCILAR BİRLİĞİ, YAZARLAR
SENDİKASI’nca da desteklenen “Tercümana zeval olmaz!” kampanyasıyla ve
çevirmenin sorumluluklarıyla ilgili olumlu – olumsuz görüşler
dolayısıyla düşüncelerimi – çeviribilimci bir akademisyen ve çevirmen
olarak - 2 aşamada özetlemek istiyorum:
1 – “Tercümana zeval
olmaz!” kampanyası Ceza Kanununda çevirmen aleyhine var olan maddenin /
maddelerin bu kanundan çıkartılmasını sağlamak amacıyla başlatılmıştır:
Bu kararı siyasal erk alacaktır.
·
Valéry: “Siyaset, insanları ilgilenmeleri gereken
alanlardan uzak tutma sanatıdır”, demişti.
·
“Tercümana zeval olmaz!” kampanyası, düşülebilecek siyasal
tuzağın bilincindedir. Kimi dernekler şimdiden bu tuzağa düşmüşlerdir.
·
Bu nedenle, kampanya ÇEVİRİ DERNEĞİ, BİRLEŞİK KONFERANS
TERCÜMANLARI DERNEĞİ ve ÇEVBİR’ce salt çevirmen odaklı olarak
başlatılmıştır.
·
“Tercümana zeval olmaz!” kampanyası aynı bilinçle hareket
eden Türkiye PEN, EDİSAM, YAY-BİR (Yayıncılar Meslek Birliğ), YAYINCILAR
BİRLİĞİ, YAZARLAR SENDİKASI gibi yazar örgütlerince de
desteklenmektedir.
·
Bu kampanya düşünce ve ifade özgürlüklerinin
önemsenmediği, benimsenmediği ve savunulmayacağı anlamına kesinlikle
gelmemektedir. Tersine bu özgürlüklere doğru atılan bir adımdır.
2
– “Tercümana zeval olmaz!” kampanyası çevirmenlik mesleğinin
özelliklerinin / çevirmenin etik konumunun belirlenmesi amacıyla da
başlatılmıştır:
Bu
konuda şunlar söylenebilir:
·
Çevirinin amacı, varış bağlamı / varış dili okurunu,
çıkış metninin “eşdeğerli” bir çevirisine ulaştırmak olmalıdır. Bir
başka deyişle; bir çeviri, yazılı ya da sözlü bir metnin çıkış bağlamı
okuru ya da dinleyicisi üzerinde oluşturduğu etkiyi / etkileri varış
bağlamı okuruna ya da dinleyicisine “eşdeğerli” olarak aktarmalıdır.
·
Çevirmenin görevi de, dolayısıyla, iki yazılı metin ya da
sözlü anlatım arasında bu “eşdeğerlilik”i sağlamaktır.
·
Burada, kimi akademik çevreleri ezberciliğe yöneltecek
kadar etkilediği gözlemlenen, aslında yalnız yazınsal metinleri kapsayan
ve çevirmenin altyapısının, dillere egemenliğinin, bilgi birikiminin,
algılama ve değerlendirme yeteneğinin, aktarım ve anlatım becerisinin
her zaman yeterli olmayabileceğini dikkate almadan çeviri sürecini
gerçekleştiren kişinin yapıt karşısında özgür olduğunu, çeviriyi kendi
yorumuna göre yapması gerektiğini ileri süren postmodernist kuramların
eleştiri süzgecinden geçirilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
·
İlk önce, bu kuramcıların hemen hiçbiri bir yazınsal yapıt
üretmiş değillerdir. Eğer bunu yapmış olsalardı, yıllarını vererek
içeriğini kurguladıkları, yoğurdukları, her sözcüğünü, her deyimini
tarttıkları yapıtlarına “yaratıcılık” adına “çevirmen kararları”yle
“müdahale” edilmesine ilk önce kendileri karşı çıkarlardı.
·
Eco gibi postmodernist kuramlar üzerine düşünmüş gerçek
yazarların görüşleri bu açıdan örnek alınacak niteliktedir.
·
Çevirmenin, ilke olarak ve mantık gereği, yazılı / sözlü
hiçbir alanda çıkış metnini kendi siyasal, dinsel, yasal, ekonomik,
tarihsel, filozofik, dugusal……….. görüşüne göre değiştirmesi, metinlere
sansür uygulaması, “yaratıcı” “karar”larla metin aralarına metinde var
olmayan amaçlı düşünceler katması / metinlere tümceler, hatta bölümler
eklemesi ya da çıkartması / okuru ya da dinleyiciyi doğru
bilgilendirmekten kaçınması, eksik bilgilendirmesi, yanlış yönlendirmesi
düşünülemez. Çevirmen yazınsal yapıtlarda biçimi de korumakla
yükümlüdür. Çevirmen ancak bu yükümlülüklere uymadığında kınanmalı ve
sorgulanmalıdır, o da yasal düzlemde değil, etik düzlemde. Çevirmene
yöneltilebilecek tek suçlama bu olabilir.
·
Yargının bir çevirmeni bir yazılı metni ya da bir
konuşmacının sözlerini “eşdeğerli” olarak aktardığı için suçlayabileceği
düşüncesi çevirmenlik kavramına ve mantığa aykırıdır.
·
Çevirmene yasal sorumluluk yüklemek isteyenlerin amacı
düşünce ve anlatım özgürlüğünü bu yolla da denetim altına almaktır.
·
Adları yukarıda verilen ve bu durumun bilincinde olan
dernekler ve örgütler, “Tercümana zeval olmaz!” kampanyasını, konuyu
dağıtma ve sürüncemede bırakma oyunlara düşmemek için, ilk aşamada, Ceza
Kanununda var olan çevirmen aleyhindeki maddeye / maddelere
yöneltmişlerdir.
Tercümana zeval olmasın