Çevirmenler Meslek Birliği

Çevirmenler Meslek Birliği

Yayıncılara Mektup

Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği (ÇEVBİR) olarak sizlere ilginizi çekebileceğinizi düşündüğümüz bir projeyi tanıtmak istiyoruz:

Üyelerimizin bir tarihte belli bir yayınevi için çevirmiş oldukları ama o yayınevlerinin şu ya da bu gerekçelerle artık basmak istemediklerini beyan ettikleri (ya da mesela kapanmış oldukları için artık basamayacakları) ve yayın hakları boşa çıkmış kitapları yeniden okurla buluşturmak istiyoruz. Elimizdeki bu tür kitapların listesini sitemizde yayınlayarak ilgilenebilecek yayıncılara tanıtmak istiyoruz. Üyelerimizin sırf kendileri sevdikleri için ya da bir yayınevinin siparişi üzerine çevirmiş oldukları ama çoğunlukla yayınevi iflas etmiş olduğu için basılamadan kalmış çevirileri de var bu listede. Büyük emekler harcanarak çevrilmiş ve hâlâ Türkiyeli okurlara söyleyecek anlamlı bir şeyleri olabilecek bu kitapların değerlendirilebilecek olması olasılığı bizi heyecanlandırıyor.

Buradan ulaşabileceğiniz liste içinde tekrar ya da ilk kez yayınlamak isteyebileceğiniz kitaplar varsa lütfen taleplerinizi Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine yazarak iletiniz. Biz de talebinizi ilgili üyemize hemen iletecek ve aşağıda belirteceğimiz koşullar dışında çevirmenin kendisinin mali ya da başka konularla ilgili ekstra talepleri varsa size en kısa zamanda haber vereceğiz. Bunlarla ilgili olarak ilk anlaşma sağlandığı andan itibaren çevirinin opsiyonu bir ay boyunca sizde olacaktır. Bu süre zarfında kitabı ve çeviriyi inceledikten sonra basmaya kesin olarak karar verirseniz, ÇEVBİR olarak makul bir süre boyunca kitabın yayın hakkını satın aldığınıza dair bir belgeyi göndermenizi bekleyeceğiz. Elbette yetmiş yıl sınırı içinde kalan kitaplardan bahsediyoruz. Bu yıllar dışında kalanlar için böyle bir bekleme sürecine gerek olmayacak. Söz konusu belgenin gelmesinin ardından size çevirmen adına bir sözleşme, yani tipsözleşmemizi göndereceğiz. Çevirmenin onaylaması halinde tipsözleşme şartlarına uyması kaydıyla kendi sözleşmenizi de kullanabilirsiniz.

Şu iki noktanın altını çizmek istiyoruz: 1. Meslek Birliğimizin üyelerine kullanmalarını önerdiği ve buradan erişebileceğiniz tipsözleşme koşullarının altında koşullar içeren hiçbir teklif kabul edilmeyecek ve çevirmene iletilmeyecektir (Belli başlı koşulları hatırlatırsak: Birinci baskı için teklif edilecek asgari telif ücreti –siz kaç adet basacak olursanız olun- 2000 üzerinden net, yani stopaj vergisi ve KDV çıkarıldıktan sonra yüzde 7’ye karşılık gelecek ve sonraki olası baskılarda da yine bu yüzdenin altına inilmeyecektir, ancak ilk baskıyı 1000 ya da 1500 adet yaptığınız halde çevirmene 2000 üzerinden ödeme yapmışsanız, o 2000 rakamına ulaşana kadar olan yeni baskılar için çevirmene telif ödemeyebilirsiniz; ödeme tarihi sözleşmede net olarak zikredilecek, çeviride yapılması istenen değişiklikler için mutlaka çevirmenin onayı alınacaktır vs.)

2. ÇEVBİR bu kitapların çevirilerinin niteliği konusunda güvence vermemektedir. Biz bu tür nitelik değerlendirmelerini yapmanın bizim değil, yayınevi editörlerinin işi olduğunu düşünüyoruz. Zaten en baştan beri de yayınevlerine kendilerine gelen hiçbir çeviriyi işinin ehli bir redaktör ya da da editör tarafından denetlenmeden basmamalarını öneriyoruz. Ancak şundan emin olabilirsiniz ki sizler, şu ya da bu türden sorunlar içerse de çevirilerin kullanılabilir nitelikte olduğuna karar verdikten sonra, üyelerimiz bahsedilen sorunların giderilmesi için editörlerle işbirliği yapmaya fazlasıyla hazırlar, hatta bunu istiyorlar. Burada gerekçeleri kendilerine açıklandığı sürece editörden gelen her türlü öneriyi (tabii şunu da eklemek gerek: emir kipiyle değil de rica kipiyle gelen her türlü öneriyi) müzakere etmeye hazır bir topluluk var. Sözleşme imzalamadan önce, çevirmenle editörün çalışma tarzlarının ve dil tercihlerinin birbirlerine uyup uymadığını görmek için mutlaka bir süre ayırmanızı öneririz.

Bilindiği üzere, Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği (ÇEVBİR), denetimine tabi olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Meslek Birlikleri için hazırladığı tiptüzükte de öngörüldüğü gibi, üyelerinin, yetki belgeleriyle kendilerine takip haklarını devrettiği eserlerin mali haklarını 2007 yılının başlarından beri düzenli olarak izliyor. Şimdiye kadar daha çok yayıncılarla üyelerimiz arasında çıkan çeşitli mali ve hukuki anlaşmazlıkları, ihtilafları çözmeye çalıştık. Aranızdan bazılarıyla da kurduğumuz ilişki, üyelerimizin eserlerinin stok bilgilerini göndermelerini rica etmekle sınırlı kaldı. Ancak yayıncılarla çevirmenler arasında kurulması şart olan diyalogun salt hukuki düzlemle sınırlı kalmasının bariz sakıncalarını gördüğümüz için bu diyaloğu daha olumlu düzlemlere de yaymak, ortak hedefimiz olan kültür ve düşünce alanına katkıda bulunmak konusunda çeşitli alanlarda işbirliği yapmak gerektiğine inanıyoruz. O yüzden de en baştan beri yayıncıların mesleki örgütü olan Türkiye Yayıncılar Birliği ve daha sonra kurulan Yayıncılar Meslek Birliği (YAY-BİR) ile iyi ilişkiler kurmaya özen gösterdik: Sözgelimi, düşünce ve ifade özgürlüklerini kısıtlayan yasa maddelerine ve uygulamalara karşı düzenlenen kampanyalara birlikte imza attık; kültür ve yayıncılık hayatımızın başına karabasan gibi çöreklenen çeviri intihallerine dur demek adına birlikte bir komisyon oluşturduk (çalışmalarımız sürüyor); düzenlediğimiz çeşitli panel ve söyleşilere aranızdan çeşitli arkadaşlarımız da katıldı, daha da katılacak; ciddi sayıda üyemiz aynı zamanda editör ve yayıncı olarak da çalışmış ya da çalışmakta olduğu için ortak sorunlarımıza hasım sıfatıyla değil de partnerler sıfatıyla çözüm bulmaya çalışmanın çok daha verimli sonuçlar doğuracağını biliyoruz.

Anlattığımız projenin de aramızdaki diyaloğu kurumlar düzeyinde kalmaktan çıkarıp tek tek çevirmenler ile yayıncılar arasında da sürdürmeye yardımcı olacağına inanıyoruz.

Saygılarımızla!



Bu sayfayı paylaşın
 
 
Joomla 1.5 Templates by Joomlashack