|
Ros Schwartz uyarıyor: Avrupa’da kitap çevirmeni olarak çalışmak sağlığınıza ciddi bir biçimde zarar verebilir. Avrupa Kitap Çevirmenleri Birlikleri Konseyi (CEATL, geçenlerde, üye birliklerin sağladığı verilere dayanarak, Avrupa çapında kitap çevirmenlerinin gelirlerini gösteren karşılaştırmalı bir araştırma yayımladı. Sonuçlar son derece ürkütücü. Araştırma yapılan 23 ülkeden 20’sinde kitap çevirmenlerinin ortalama satın alma gücünün, imalat ve hizmet sektöründe çalışan işçilerinkinden en az %60 daha düşük olduğunu tespit ettik. Kitap çevirmenlerinin, ortalama gelirin %80’ninden fazla kazandığı tek bir ülke (Fransa, %83) var ve İrlanda, İsveç ve Birleşik Krallık’ta bu oran %70’in biraz üzerinde. Öyle görünüyor ki Avrupa ülkelerinin büyük bir çoğunluğunda kitap çevirmenleri fakirlik içinde yaşayıp uzun saatler boyunca çalışıyorlar. Listenin en altındaysa Çek Cumhuriyeti, Yunanistan ve Slovakya yer alıyor.
Peki, bu moral bozucu rakamlar dünyanın en büyük yazarlarını çevirerek geçinmeye çalışanlar için ne anlama geliyor? Kitap çevirmenleri iki yakalarını bir araya getirebilmek için çoğu kez sağlıkları ve aile hayatları pahasına birkaç işte birden çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu durumda bile geçinmek hayli çaba istiyor. Yunanistan’dan Klety Sotiriadou “Çoğunlukla iki yakamı bir araya getiremiyorum,” diyor. “Yılda aşağı yukarı üç kitap çeviriyorum. García Márquez’e Nobel ödülü verildiğinde, yazarın tüm roman ve kısa hikâye derlemelerini iki üç yılda teslim etmek için günde 14 saat çalışmak zorunda kaldım.” Raporu hazırlayanlardan biri olan Çek Cumhuriyeti’nden Alena Lhotova “küçük bir şahsi gelir” ve kocasının kazancı olmadan geçinemediğini söylüyor. Macaristan’dan Janos Lackfi, edebiyat çevirisini asıl işi olan üniversitedeki okutmanlık görevinin yanı sıra yapmak zorunda. Lackfi, aynı zamanda bir yazar, şair, edebiyat eleştirmeni ve dergi editörü, ayrıca düzenli olarak okul ve kütüphanelerde konuşmalar veriyor. “Günün en az 10 saati bilgisayarımın başındayım. Ailem durumu sineye çekiyor,” diyor Lackfi. Çevirmenlerin telif ücretleriyle zengin olduğuna dair bir efsane vardır. Bazı ülkelerde telif hakkı maddesi sözleşmede yer almakla birlikte, Harry Potter’ın Hollandalı çevirmeni dışında hiçbir çevirmen milyoner olmamıştır. Nerde o günler. İspanya’dan Anna Casassas’a göre “İspanya’da teoride çevirmenler telif alsalar da, gerçekte durum böyle değildir. Çevirdiğim 70 küsür kitabın yalnızca iki tanesinden telif alıyorum ve bunlar da çok gülünç rakamlar.” Bir kitap çevirmeninin geliri başlıca üç kaynaktan oluşur: temel ücret, telif ücretleri, devlet ya da vakıflardan sağlanan destek fonları. Telif gelirleri, eserin tüm basılı biçimlerinin kullanımından doğan gelirlerden (temel haklar), hakların satılmasından (ek ve ikincil haklar) ve meslek birlikleri tarafından toplanan paralardan (kamusal kullanım hakkı veya KKH) aldığı paylardan oluşur. Temel ücrette, farklı ülkelerde önemli farklılıklar olmasının yanı sıra, diğer iki gelir kaynağında da belirgin farklar vardır. Bazı ülkelerde KKH pratikte hiçbir şey tutmaz, devlet ya da vakıflardan sağlanan destek fonları ise hiç yoktur. Bununla birlikte, (özellikle İskandinav ülkeleri ve Hollanda) KKH ve destek fonlarının gelir içinde önemli bir meblağ tuttuğu ve temel ücreti ikiye katladığı ülkeler vardır. Farklı sosyal güvenlik ve vergi sistemleri arasındaki tutarsızlıkların, çevirmenlerin geliri üzerinde önemli bir etkisi vardır. Çevirmenlerin vergiden muaf oldukları İrlanda en iyi ülke konumunda görünmekte. Diğer Avrupa ülkelerinde çevirmenler, yalnızca çok az kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda ağır bir sosyal güvenlik yükü altındalar. Avusturya’lı Jacqueline Csuss yılda bir veya iki kitap çevirip ticari çevirilerle ayakta kalmaya çalışıyor. Csuss, “Dört aylık emekle çevirdiğim kitabın tamamı için bana verilen parayı, bir ayda kazanıyorum,” diyor ve ekliyor: “Yıllık gelirim o kadar düşük ki vergi ödemiyorum. Biriktirebildiğim az bir miktar genellikle sosyal güvenlik primlerine gidiyor. Nasıl ayakta kaldığımı bilmiyorum.” Birleşik Krallık’ta yalnızca bir avuç çevirmen geçimini tek başına edebiyat çevirisinden kazanabiliyor. Christine Shuttleworth aynı zamanda dizin hazırlayıcısı olarak çalışıyor ve şöyle diyor: “Hayatımı zar zor idame ettiriyorum.” Irène Nemirovsky’nin övgü alan çevirmeni Sandra Smith’in, Cambridge Üniversitesinde tam zamanlı öğretmenlik yaptığından yorucu bir programı var. Smith, “Ekonomik nedenlerle öğretmenlik yapmam gerekiyor,” diyor ve ekliyor: “Her daim yorgun olmam şaşırtıcı değil.” Yetersiz zaman, araştırma yapılan bütün ülkelerde kitap çevirmenlerinin ortak şikayeti: Ne iyi bir iş çıkarmak için ne de aileyle birlikte olmak için yeterli zamanları var. Bu araştırmanın itici gücü olan, ödüllü Alman çevirmen Holger Fock durumu şöyle dile getiriyor: “Haftada yaklaşık 70 saat çalışıyorum. Yılda iki veya üç hafta tatil yapıyorum. Asla hastalanmıyorum - Hasta olmaya vaktim yok ki. Bu durum aile hayatımı mahvediyor - çocuklarım babalarının ‘olmayan varlığından’ şikâyet ediyorlar - ve sağlığımı etkiliyor (sırtım, dizlerim ve dirseklerim). Kısacası, 19. yüzyıl dokumacıları gibi, fakirlik maaşından biraz hallice bir para için çalışıp duruyoruz.” Sözleşmeler söz konusu olduğunda, yine muazzam farklılıklar göze çarpıyor. Bazı ülkelerde, yayınevleriyle anlaşarak standart olarak hazırlanmış sözleşmeler varken, Birleşik Krallık gibi başka ülkelerde, bir tip sözleşme (Kitap Çevirmenleri Birliği üyeleri için önerilen sözleşme) veya yazılı öneriler sunulur. 13 ülkede/bölgede birlik, asgari bir ücret önerirken, yayınevleriyle asgari bir ücret üzerinde anlaşmayı başaran sadece altı ülke vardır. Çoğu ülkede, sözleşme imzalanıp çevirinin yayıncıya teslim tarihi tespit edildiğinde, çevirmenler bir ön ödeme alıyor ve kalanını da çevirinin yayıncıya tesliminde. Genel olarak telif ücretleri ancak yayınevlerinin çok fazla sayıda (10.000 ve üstü) kitap sattığı ülkelerde çevirmenlere ek bir gelir oluşturuyor. Fakat hiçbir yerde teliften gelen miktar kitap çevirmenin yıllık toplam gelirinin %5’ini geçmiyor. Çevirmenlerle yayınevleri arasında ücretler ve teliflerle ilgili anlaşmaların olduğu ülkelerde, kitap çevirmenlerinin geliri genellikle daha yüksek ve istikrarlıdır. Ciltsiz kitap pazarının geniş olduğu ve sesli kitap pazarının geliştiği ülkelerde, ek ve ikincil haklar geliri önemli ölçüde arttırabilir. Genellikle çevirmene verilen destek fonlarının sayısı ve toplam miktarı önemsizdir. Çoğu çevirmen emeklilik yaşını geçtikten sonra çalışmaya devam ediyor. Emekli maaşları büyük değişiklik gösteriyor. Danimarka’da çevirmenler devletten aylık 1000-1500 Avro’luk bir maaş alabilirken, Birleşik Krallık’ta ellerine yalnızca 650 Avro geçiyor Vergi oranları da önemli ölçüde değişiklik gösteriyor. Örneğin İrlanda’da bu oran %0’ken Hollanda’da %52 olabiliyor. İtalya’daysa durum tam bir felaket. Yunanistan, Almanya, Finlandiya, Avusturya, Danimarka ve İsviçre’de, çevirmenlerin maddi koşulları son derece kırılgan bir noktadayken, profesyonel kitap çevirmenleri neredeyse karın tokluğuna çalışıyor. Şunu da söylemekte yarar var: İspanya'da rakamlarının daha iyi görünmesinin tek nedeni, kitap çevirmenlerinin kaliteden ödün vermek pahasına daha fazla iş çıkarması. Bu araştırmayı hazırlayanlardan Martin de Haan şu noktanın altını çiziyor: “Bu durum, gelişmiş, çokdilli ve çokkültürlü diye bilinen bir kıtada oldukça önemli bir mesele, aynı zamanda ve en önemlisi de sanatsal ve kültürel bir sorun. Gerçekten de kitap çevirmenleri geçim derdiyle işlerini alelacele yapmak zorunda kalırlarsa, bu durum toplumlar arasındaki edebi paylaşım konusunda bize ne anlatıyor?” Bunun mesleğin sürekliliği açısından da etkileri var. Danimarka'dan Søren Barsøe'nin sözleriyle: “Yeni başlayanlar kitap çevirisinden geçimlerini sağlayamıyor. Sürekli çalışıyor olsan bile Danimarka'da düşük bir gelir sayılan meblağın yaklaşık yarısı kadar kazanırsın ve yeni olduğun için daha yüksek bir ücret için pazarlık şansın da yoktur.” CEATL çalışma koşullarını iyileştirmek için birtakım önerilerde bulunuyor. Bunlar arasında şunlar yer alıyor: eserin her türlü kullanımından adil bir pay alınması; adil ve yeterli ödemeyi teminat altına alan iş sözleşmesi yasası; geçim indeksine bağlanmış ücretler; iyileştirilmiş devlet desteği, örneğin ek gelir olarak destek fonlarının hem miktar hem de güvenilirliğinin arttırılması; sosyal güvenlik koşullarının iyileştirilmesi ve vergi teşvikleri. Ücretlerin ve statünün artması görünürlüğün artmasıyla ilgilidir. Çevirmenlerin isimleri kitap kapaklarında ve tüm tanıtıcı materyal üzerinde görünmelidir. Kitap çevirisini ve çevirmenlerini anlatan kapsamlı etkinliklerle, alıcılar ve okurlar arasında sanatımızla ilgili farkındalığı arttırmamız gerekmektedir ve bir sanat dalı olarak kitap çevirisi ödüllerine ihtiyacımız vardır. İngiltere Sanatlar Konseyi (Arts Council of England) gibi bazı ulusal finansman kuruluşları, yayınevlerine çeviri masraflarını sübvanse etmek gibi teşvikler sunmaktadır, fakat yeni çevirmenler bulmak, kitapların belli bölümlerinden tanıtım amaçlı deneme çevirileri yaptırmak ve pazarlama için daha fazla desteğe ihtiyaç vardır. Aynı zamanda, yetenekli çevirmenleri mesleğe kazandırmak üzere sınırlı katılımla çeviri özelinde dil kurslarına, gerek profesyonel çevirmenler için gerekse de öğrenciler ve kariyerlerinin başlangıcındaki çevirmenler için destekleyici fonlar ve barınma imkânlarına ve değişim programlarını kapsayan teşviklere ihtiyacımız var. Atılacak yeni adımlar arasında içinde çalışılacak dünyayı öğrenmek üzere, yayınevlerinde, tiyatrolarda ve dublaj şirketlerinde staj imkânı; mesleki gelişim programları ve maaşlı izin dönemleri için finansal destek gibi uygulamalar bulunmalıdır. Ne yazık ki 1976 yılında UNESCO'nun Nairobi Çevirmenler ve Çevirilerin Yasal olarak Korunması ve Çevirmenlerin Statüsünü Yükseltmek için Atılması İçin Gereken Adımlar tavsiye kararlarında belirtilen hedeflere hiç de ulaşılmış gibi görünmüyor. Artık harekete geçme zamanı! İngilizceden çeviren: Gülden Akyol Bütün araştırmayı indirmek için: http://www.ceatl.eu. İlk kez The Linguist 48:3 (Haziran/Temmuz 2009) içinde yayınlandı The Linguist aboneliği için: http://www.iol.org.uk/linguistmagazine/subscriptions.asp Information on the Institute of Linguists: http://www.iol.org.uk
Bu sayfayı paylaşın
|